Erdal AÇIKYOL

Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye

Anahtar Kelimeler: arl Gustav Jung, Erhan Bener, Ölü Bir Deniz, arketip, gölge

Özet

Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un psikoloji literatürüne kazandırdığı arketip, insan türüne ait ortak bilişsel, duyusal ve davranışsal özellikleri barındıran bir kavramdır. Kolektif bilinç dışında yer alan ve çeşitli karakteristik imgeler yoluyla açığa çıkan bu kavram, kalıtım yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılarak gelecek nesillere taşınır. Jung’un üzerinde durduğu başlıca arketipler yeniden doğuş, gölge, persona, anima, animus, anne, yaşlı bilge ve büyükanne isimlerini taşır. Onun görüşünden yola çıkan Joseph Campbell bu arketiplere yola çıkış, erginlenme ve dönüş olmak üzere üç aşamadan oluşan aşama/ben ya da kahraman arketipini ekler. Hem Jung’a hem de Campbell’a göre zaman dışı, mekân ötesi niteliklere sahip arketipler, insanlığın en eski metinlerinde yer alır ve günümüzün edebî eserlerinde de bazı değişikliklerle farklı biçimlerde ortaya çıkar. Bu açıdan Erhan Bener’in Ölü Bir Deniz isimli romanına bakıldığında birçok arketipin varlığını bariz biçimde yansıttığı görülür. Anlatıdaki birinci dereceden kişilerin kahraman, persona, gölge, anima, animus ve büyükanne arketiplerine uygunluk taşıdığı tespit edilmiştir. Eserin iki temel kişisi pozisyonundaki Yüksel ve Adnan Refik, toplum tarafından kabul görmek için bilinçaltına ittikleri çeşitli arketipleri birbirini tanıyıp geçmişleriyle hesaplaşmaya başladıkları anda bilinçsiz biçimde gün yüzüne çıkarırlar. Onların uzun yıllar boyunca bastırıp arka plana attıkları arketiplerin görünür hâle gelmesi, eserin bünyesinde örtük biçimde bulunan anlamları aydınlatarak çok katmanlı bir okumayı mümkün kılar.

Makalenin Künyesi: Açıkyol, E. (2026). “Ölü Bir Deniz” romanının arketipsel sembolizm bakımından değerlendirilmesi. Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, 61, 117-140. https://doi.org/10.24155/tdk.2026.268